Osmaneli ‘Sakin Şehir’ listesine girmeye hazırlanıyor

Bilecik merkeze 40 kilometre mesafede, Karadeniz, Akdeniz ve İç Anadolu iklimlerine sahip Osmaneli, doğal güzellikleri ve tarihi yapılarıyla her yıl binlerce turiste ev sahipliği yapıyor.

Geçmişi milattan önce 5000’li yıllara dayanan ve 18 medeniyete ev sahipliği yapan ilçede, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescil edilen 150 konak bulunuyor.

Evliya Çelebi’nin Seyahatname kitabında da geçen tescilli Osmaneli ayva ve lokumu ile Osmaneli karpuzu bölgenin ünlü yöresel ürünlerinden.

Bilecik, geçmişi 1900’lü yılların başlarına dayanan ve kültürel miras ulusal envanterinde yerini alan Lefke bezi ve coğrafi işaretle koruma altına alınan Osmaneli Lefke taşı ile de biliniyor.

İlçe, Lefke Kalesi, çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiği söylenen 4 ayrı musluktan su akan içmeler tesisi, Osmaneli Şelalesi, Oğulpaşa ve Ağlan yaylaları, Aya Yorgi Kilisesi ile yerli ve yabancı turistleri bölgeye çekiyor.

Ayrıca Ayı Kaya mevkisi yamaç paraşütü, Sakarya Nehri çevresi ise trekking turu yapmak isteyenlerin gözde mekanları haline geldi.

“Turizmde çok farklı bir yere doğru ilerleyeceğiz”

Osmaneli Belediye Başkanı Münür Şahin, 2014’ten bugüne kadar yaptıkları altyapı ve çevre yatırımları, restorasyon çalışmaları, yöresel ürünlerin tescili ve sportif faaliyetler nedeniyle Uluslararası Cittaslow Birliği’nin “Sakin Şehir” üyeliğine davet edilen 8 adaydan biri olduklarını söyledi.

Şahin, 2022 yılında, Cittaslow Türkiye listesine girmek için adaylık sürecindeki kriterlerle ilgili çalışmalarını Belediye ve Şeyh Edebali Üniversitesi’nce oluşturulan komisyonca yürüttüklerini dile getirerek, şöyle konuştu:

“Hem ilçemiz anlamında hem bölgemiz hem de Türkiye açısından Osmaneli, ‘Sakin Şehir’ listesine girmeyi hak ediyor. Bu unvanı almakla birlikte turizmde çok farklı bir yere doğru ilerleyeceğiz. Sadece tek bir alanda değil Osmaneli’yi çok daha farklı alanlarda yaşanabilir hale getirdik. Osmaneli’ye rağbet, ilgi çok. İnşallah bunu turizmde de birliğe üye olmakla birlikte daha ileri bir çizgiye çekeceğiz.”

Münür Şahin, Osmaneli’deki konakların büyük bir bölümünün Romalılar döneminden başlayarak, Selçuklular ve Osmanlı döneminden kaldığını ifade ederek, “Tabii Osmaneli 1075 yılından günümüze kesintisiz bir Türk kenti ve işgal görmemiş kent. Konaklar dahil olmak üzere 18 medeniyetten kalan bir yığın tarihi esere sahibiz. Konaklarımız en büyük değerimiz.

Lefke Çarşısı’nı da tamamladığımızda dünyada eşi benzeri olmayan 1 kilometrelik tarihi bir çarşıya sahip olacağız. Tarihi çarşı içerisinde kaybolmakta olan sadece Osmaneli’de değil Türkiye’deki birçok sanatı da icra edecek sanatçılarımızla birlikte olacağız. Uluslararası Cittaslow Birliği’nin daveti de bunun bir sonucu.”

Proje koordinatörü ve Şeyh Edebali Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsa İpçioğlu da dünyada şehirlerin birbirine benzemeye başladığını dile getirerek, Uluslararası Cittaslow Birliği için şehirlerin kendi orijinalliklerini, doğasını, gelenek ve göreneklerini koruması ve kendi yaşam biçimlerini ortaya koyması bakımından önemli olduğunun altını çizdi.

Çevre, altyapı, yaşam biçimi ve sosyal uyum gibi birçok kriter konusunda Osmaneli’nin şanslı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İpçioğlu, şunları kaydetti:

“Üye olmanın temel şartlarından biri 50 binin altında nüfus olması. Yaklaşık 1 yıldır çalışmalarımız devam ediyor. Üniversite ve Osmaneli Belediyesinin ortak bir AR-GE projesi var. Proje kapsamlı bir proje. 1 yılda bitecek bir proje değil. Belki yaklaşık 3 yılı bulan projeler var. Adaylık süreci sıkı denetime tabi. Biz ön başvuruyu yaptık. Ön başvurumuz kabul edildi. 72 kriteri yerine getirmek bakımından da çaba sarf ediyoruz. Kriterleri sağladıktan sonra da ana dosyamızı sunacağız.

O şehrin kendi orijinali ve doğasını korumak amaç. Bu şehirlerde farklılık yaratmak bağlamından, kendi gelenek ve göreneklerinin devam etmesi, sürdürülebilir olması bağlamında çok önemli. Şehre katkısı olduğu gibi ayrıca Cittaslow’a tabi olduğu zaman o şehrin tanıtımı açısından da önemli. Amaç, turizm patlasın değil ama Cittaslow şehrini çok merak edip de gelen turistler var. Bu şekilde katkısı olabilir ama temel katkısı şehrin orijinalliğini ve doğasını koruması.” (AA)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx